Sen de diğer alçaklar gibi-sin
Ve kadar
Ve boşuna mı
Yarım asra yakın yaradan halk etmiş beni
Yarım asra yakın mülk bilmişim bu çehreyi
Akşamları zırhımı çıkarıp yorgun yerlerimi okşamadan bıraktım diye
Sabahları anlaşılmamış bir kumandan olarak çıktım yatağımdan
Bilirdim ki kılıcım benden gayrısına işlemezdi
Oysa kınından çıkardığım vakit bir kılınç parıldatırdı onu
Onu yazgıma karşı tutardım artık vazgeçemem
Artık üzerimde dinlenen bir yorgunluktur çağ
Artık adım çağrılınca giderim
Kaldırıldığı yerde biraz toz bırakarak giden eşyalar gibi
Çünkü ben bilirim mazot kokusuna karışan yumurta kokularını
Çünkü kutup değiştiren körüğü bilirim
Kırılan düğümleri asılmış kelimeleri
Çünkü birbirini boğazlayan sesler içinde şehirde bir hayat var
Zaman orda bir yangın gibi sarıyor yapıları
İnsanlar doymak bilmeyen bir alevi sağıyorlar
Bunu seviyor fakat bundan nefret ediyormuş gibi yapıyorlar
O inanılmaz ağızlarını saklamadan hem de
İşe yarar sözcükler bakınıyorlar orda kitap ölüleri arasından
İnsanlar selam duruyor yol kenarındaki korkuya
Eski bir hüznün kollarını ihraç edebilmek için her defasında
Bir yanaşma rehberi gerekiyor insanlara
Her gün ağrıyan başıma derman ovalayan bu kavga olmasa
Bileğimde döndürdüğüm öfkenin ve sebeplerimin dolaşıklığı
Pencereyi açınca dışarıya dolan namus
Ah bir imkân kan içinde çırpınan
Ellerim iki müthiş can sıkıntısı soğuk bir büstü atlayan
Ellerim ellerimin don kişotu
Ellerim iki meşale gövdemde
Ellerim boşuna beklenmiş bir Cibrîl
Tanıdık değil ama bir tanıdığa çok benziyor
Yoksa bir tanıdığınkine mi demeli
Nihayet herkesin kabri toprağa kazılmış pencerelerden sadece biri
Belki bir di’li geçmiş zaman çok gizli damgalı bir zarftan çıkan
Belki içimde her gün yıkılan bir şeylerin çetelesi
Ah bir âlâ kadr’ül imkân gerek bu katlanışa bir örtü
Çatırdayan hevenklerim için rüzgârda bir etraf
Bana gidecek bir yer kalacak bir yol kanım karşılık bekliyor
Kanım karşılık bekliyor ve
Kurtarılmış yalanların dalgası beni yabancı kıyılara atmasın diyerek
Kederli bir cetvelden ömrüme doğru atlarken yine
Toprağını bulunca iyice sıvanmış nehirleri geçiyorum
Bu bir tercih mi. Evet. En çok da düşünce serbestisi
Düşünce kendi sonunu yutan bir uçurumun izleri geçer bana
Şimdi kavramaya çok yakınım suyu incelten çeşnileri
Şimdi işte sebepleri ve suretleri
Git başımdan
Git başımdan
Daha fazla yanaştıramam sırf istedin diye cismimi
Sen de bil diğerleri gibi
Bende alçaklık korkusu var
Yaşamak denen dert elimden tuttuğundan beri
