her gün baştan yaratılırdı sıfır
otobüse biner yemeğini yer hatta bir körden yardımını esirgemezdi
herkesin kendi gerçeği vardı eve evsiz gelip yurtuz kavimlere dönüşmek gibi
eğreti duran kılıklarımız birer uygunsuz içerik
çatışan ideolojileri üvey değil oğlumuzla ordu kızımızla devlet olurcasına türetip
yasasızlığı ve savaşlar tarihini baştan kurarak böyle arşınladık sokağı
üstelik sınırsız üstelik henüz bir anlaşmaya varmadan aynadaki pozla
platin hayat veya yerinde sayılan sayılar kümesi
biyolojik süzgeçten de geçer ruh bölünerek çoğalır çoğaldıkça bölünür
gramofonumuz yasaklanır dans kulüpleri
büyütülen bir köpek olmadığı için yumruğa bulanır kapı
–köpekleşmedik de biraz çekil, panik ama biraz–köpekleşmedik
çok olgun ermeni gelin kırıtır biraz da leke düşer
kabarırdı leke, burjuvanın ağzında sakıza döner
keskin görünmeli yine kılıç olmalıydı tavizsiz tarz
niçin olduğunu neyin allah bilirdi tek, bendeki tek bir örümcek
şekillendir beni düş, sonra düşme olmayınca sen eteğimi kaldırırlar
incelerler önce kavramaya çalışırlar ve ceza hukukuna döner günler
maske takmadım namazımı kıldım biraz çinden yazdım ertelendim
rakip kiralandı sadist bir rahimden operatörden bağlanıp çay dağıttı
tilkisini bağlamıştı ama kaygusuz olan abdal kaygulu ise aptal oldu
başka grafiklere dayatılarak nasıl dayanalım.grafikler altında ezilelim.
terimiz mi tuzsuzdu öyle mi gördüler.tahrif edilmiş kutsallara çevirdiler.
erkek dışında her şeye benzetirler.düşük yaptı artık yüzümde pikseller.
rahmana kaçan dervişlere bölündüm.sessizliğimi cenazeden göğerttim.
netvörklerine tükürüğünü akıt
ayrıldıktan sonra karnaval kurulmuştur nasılsa ve bize gelmiştir sıra
bağlanan taşa, taşın hacmine, hacmin kaslarına.
şarjöre doldurulmuş diş, oturduğun yere açılan foseptik
güzelin sunduğu elma, tımarhaneye yığıldı
bir önceki güne göre yine küçülebilirim ben.
