ezan okunuyor, ezanı dinle
namazı deneyimle
bak işte kahve kokusu
abdesti bozmaz turunç losyonu
sesini kıssın müezzin
-ki kısık değil artık-
çocuğun uykusunu
bu ikindi vaktinin medital duygusunu
kuşların puhusunu
bach’ı bastırmasın müezzin
natürmort
dalların, yaprakların arasından
pembe güllerin büklümlerinden
medenice ve birboy çimenlerin üzerinden
açık bırakılmış balkon kapısının aralığından
girsin ezan eğitilmiş kulağına değsin
eprimesine müsaade edilmemiş lavanta kokulu seccade
x2 hızında fatiha
dört rekat ve altyazılı iki zammi sûre ile
doğrudan satın alınmış hijyene
sücût: tam bu vakit huzura eş
tanrının verdiği her şeye
ah bir de kıyama durunca
aklının inkar ettikleri göğsüne hücum etmese
ezan okunuyor, ezanı dinle
zamanın kurgulanmış tarlalarında boy veren aynaları parçala
olmak istediğine değil
olman gerekene kal
ittirecekler
seni senden sana
kenarları renkli ledlerle aydınlatılmış aynalarla kör etmeye yeltenecekler
hayvanını ve ağacını soracaklar
sen, hayvanım ve ağacım yok diyeceksin
demelisin, vardı ama yok şimdi
o bir de parmaklarına dolanan geleceğini
zigguratların tepesine yerleştirilmiş müezzini
bak karşıki dağın elektriği kesildi
ezan okunuyor, ezanı dinle
saatlerle değil
saatlerce kör bir muvakkitle
sustalara eğilsin
ten bir sanduka sen gevher değilsin
hız cini iki vakit arası
korku treni kondüktör dante
ilahi! bu nasıl komedi
naz makamında top oynuyoruz
karşı takım zebani tayfası
vel asr’ı sona sakla
dünyayı dünyadan ayıkla
yolu yok başka baş aşağı düşmenin
dilinde ayet ağzında çeşit çeşit bakla
ezan okunuyor
say ki salâ
say ki adını ünlüyor müezzin
eş, dost ve akrabalara…