Ruhsatsız
Şiir

DAHA İYİ BİR KALBİ OLANA | Sami Uluğ

 

Konuşma Çizgisi*

Daha iyi bir başlangıç için daha iyi bir başlangıç olabilirdi

 

Adı konulmamış bir nesneyi tarif ve tahrip eder gibi surda gedik

Sözler söylemeliydim, pirincin taşı uğruna doğrulttuğum

İşaret parmağımı öne sürerek

 

Kuramlar kurmalıydım, kurmacalar -insan eliyle ilahiyat kuranlar

Gibi kendi ellerimi kurcalamalıydım, çıtlatmak için eklem bilgilerimi

Çeneme, kırkbeşlik ıyla diklendiğim dirsekli çeneme

Yeni bir açı vermeliydim üşentisiz, eski tanrılardan rol çalarak

Yeni bilgiler eklemeliydim, hançeremin yuttuğu büyük sözler üstüne

Apaçık yeni bir başlangıca varmak için apaçık bir kalbe yönelmiş sözler

Buğday alnı gibi pak ve geniş, içi kadar buğdayın hür vebereket

Gölgeye yol gösteren güneş kadar itaatkâr ve inat ve cüretkâr sözler

Ki ben, her şeyi bilen kader karşısında apaçık yanılmayı severim

 

Antrparantez*

Kısa çekildim; balistik alkışlarla çıktığım artistik kürsülerden, kısa

Bir sonraki konuşmacı dozunu arttırır konuşmanın hep, bkz. kayıtlara

Ciddiyet; kırışık bir kolajdır alında, ütü buharı manşetlerde frenk ya da!

Tekrarı tekrarından tekrara düşmüş dört göbek ötelerden ağdalı ezber

Ve birden monofobik sesin desibeli, köpük köpük saçılır yılışık kaslara

Sustalı avuçlar çalmalıydım geveli ağızlar ortasına şakkadanak, bi sus!

Bi sus, locasında köpekler havlatan kemik yalaklar hatırına, bisus!

Verilmiş suyu kesmeliydim çekiçle örselediğim tornistan çelikten, bi sus!

Resimli resti gördüm bi sus, peşkirli aynaların döşüne sinekler üşüştüren!

Sonra çekildim kısa; sonra leş, sonra düşkonuşmalar kalır ayakta alkışa

Üzerine alınma sen; bu sözlerim sana ruj, kişiye mahsus, hadi süslen!

 

Üç Nokta*

Yakınlardan geçmeyi bilebilseydim uzaklara varmaya, kalbine

Daha iyi bir başlangıç için daha iyi bir kalbi olanların kalbine

Çalar mıydı bende plaklar, geçer miydi gencecik ağzımdaki dilbahar

Yuvası gurbet bildi, benekli gerdanında gezdirdiğim tilkiler, turnalar

Kükürtlü pekmezler sağmaladım sofrana, budanmış asmalardan

Mutfağına çatallar, kaşıklar, kuşlar dadanmış, buğulu camlardaakan yazılar

Kalkar mıydım sen açken iki sevişme arasına kurduğum ahşap masadan

 

Kontra!

Kontra demeliydim

Adını tarif ve taltif eder gibi canda gedik, dilde nihavent

Kontra demeli, yediğim yeminler üzerine yeniden eğilerek

İsabetli şarkılardan yükselen şehvetli küfürlerimi sıkboğaz ederek

Daha iyi bir kalbi olanın kalbine daha iyi bir sirayet

Kontra! Vel bas-ü bâd el mevt!

Related posts

HİJAZZ | Mahmut Hatunanaoğlu

Ruhsatsız
9 ay ago

FRESKLER | Muhammet Durmuş

Ruhsatsız
10 ay ago

KIRILAN DİŞLERE MERSİYE | Süleyman Emre Bayrak

Ruhsatsız
1 yıl ago
Exit mobile version