iç sesini keşfetmemiş
henüz gösterecek bir dişi olmayan
kokusuna dünya karışmamış etimoloji
gözlerin bir bilmece olsa tutsaklığı yurt say/ar/dım
adımlarım 9-5 ve
kalesinde küçülmeye giden derebeylik
keşfedilmemiş bir toprak parmakların
insan eli değince / isirik
ellerimi paketlenmiş sularda yıkayıp
geldim
durdum bütün sular dursun diye
ayakları karaya değsin aylan’ın
yanlış hecelenmiş ismim ğ kurbanı küçük diller
gülünce incitiyor çiçekler sakallarımı
arkadaşsız kalan bir kirpinin laneti
gibi sarılmaktan korkan ellerim
durdum bir sarmaşık bana aşık olsun diye
henüz bitmemiş ve koparılmamış
yer çekimi etimoloji
bir kedinin sırtını dayadığı parmak
ellerin incitmemek için yaratılmış
durdum bir kıyıya vurunca
o kedinin sana göz kırpmasına durulmak dedim