Ruhsatsız
Şiir

MERYEM SENFONİSİ III | Yiğit Ergün

 

I.

olmak seninle oldu meryem

oluşmak olasılığından doğdu

kalbi kapladı döktüğün mey

gülmek gülüşünde bitti

 

olduğun yer mabedimdir meryem

olmaya çalıştığım sana bütünlenen

gözünde nem, göz ardın edilmeyen eylem

ertelenen fetih sancılanan doğum

resime hep seni konduruyorum

çullanıyor ürperti yoruluyor yorum

tasa taarruzunda tutsak tutuluyorum

sür atlarını aklıma sor bir bana neden

olduğun yer mabedimdir meryem

 

ne zamandır tutmadı kar, karıştırdım meryem

nereye uçtu uçurtma süzülüp bileklerinden

diktiler çarmıhımı çaçaron bilyelerden

attılar parçalarımı metruk bir güverteden

bilseydim bilmezdim inan kaçsaydım küsmezdim

seni benden alıkoyan mesafeden ürkmezdim

açılmadı sabahlar, geceye kilit vurdular

seni sende çoğaltıp bana bende kıydılar

çürürken çürümemi çok gülünç buldular

yıkılmam zinhar ya boşluğunda beklemem?

ne zamandır tumadı kar, karıştırdım meryem

 

yanmak sensizken har meryem

yıkılmak yüklemde olası

ordularım dağınık yenilgi sahnesi

ya gel çıkar beni bu işin içinden

ya da yangınında söndür beni meryem.

 

II.

etle tırnağı bir kılan yaradan

atomu parçalatan şeytan

seni aklıma düşüren

hiç olmadık yerinden

 

nedenleri reddediyorum nasıllara umursamazım meryem

kaç beden güzellik ki çıkardıkça çoğalıyor üstünden

saç ortaya zerrelerini bırak eskitsin zamandan

dere tepe gidilir mi hiç aşk sarmaşıklaşmadan?

 

olduğun yer mabedimdir meryem

inadımıza gülünç, ülkümüze modası geçmiş diyorlar

geçilmiyor delirmemiş delikanlılardan

her şeyi alıyorlar her şeyi satıyorlar

öyle sıkıcı bir piyasa öyle vahim bir gam

sürüklüyor insanları robotlaşmış bacaklarından

herkesin burasına kadar gelmiş sorsan

fakat kimse bahsetmiyor isyandan

seni istiyorum ben çok istiyorum senden

tren buharlarından sağ kalan güvenden

afili tezatlardan fiyakalı bilgilerden

gaibe ve yontuya dair esrikliklerden

geçiyorum geçiyorum da doyamıyorum

karmaşaya karışıp sana çözülüyorum

ne şimdi zaman, ne geç ne erken

olduğun yer mabedimdir meryem

 

ne zamandır var bu iktidar, karıştırdım meryem

çocukluğumuz bunca yorgun, hevesimiz hüngür hüngür

hukukun faili meçhul enflasyon kara haber

yangın çıkaran çok, yardım eden yok

kapitalden putlar genelgeçerler

açlar ordusunda tok yatmak lüks

tarihin de talihin de içine ettiler

kendine yeten bir mutluluk bulursan bana da haber ver

mülkiyeti bırakıp yeni bir ada bulalım

bir bavul kitap bir dolu müzik yeter

endüstriyi ve devrimlerini kalanlara bırakalım

sürdürülebilir aşka doğru her daim sersem

ne zamandır var bu iktidar, karıştırdım meryem.

 

III.

yakın olan uzaklaştı

rota yönünden şaştı

tüm hırsızlar toplanıp

tek hedefe odaklandı

 

sabır yas ilan etti

cebir fena patladı

kabir yerinden olup

ahiret tenhalaştı

 

ben bildiğim anonim

yok yurdumda yerim

çok ağrıyor ciğerim

sende fenalaştı

 

olduğun yer mabedimdir meryem

koştuğun yol açtığın anlam

biçtiğin rol sürçtüğün dil

yeni yetme rüzgârlar emektar iklim

eylenen gönül hırslanan kibir

topladım çıkardım, sonuç yine sendin

sayıkladıkça kaçan keçilerimi arıyorlar

sana dair bir fikrim var

ama öpüşmeden söylemem

olduğun yer mabedimdir meryem.

Related posts

DEĞİRMENİN BENDİNDE | Hüseyin Yavuz

Ruhsatsız
2 hafta ago

BEN ŞİİRİ ÇUVALA DOLDURUR GİBİ YAZARIM, ÇÜNKÜ… | Fatih Bozdemir

Ruhsatsız
1 yıl ago

AUDİ, TOO LONG | Mustafa Yılmaz

Ruhsatsız
1 yıl ago
Exit mobile version