I.
aklımda olmaz ayaklarımda lav
gölgeme olta atıyorum durmadan
esmeyecek rüzgârdan fırtına diliyorum
bir de gerçekleşse ne sıradan olur mucize
ihtiyar bir kokarcadan faydalandım önce
sonra fare deliklerini kemirerek kapattım
baktım bu böyle gitmiyor
daldım öbür türlüsüne
aksadı aksanım, afalladım
afacan bir çocuk olarak kalsaydım…
ellerim tutacak olsa ellerin tutturmuyor
nöbetleşe saldırıyor korkunun cinleri
tam isabet hedefler heder oluyor menzilde
yana yakıla ağrılar kontra atağa çıkıyor
sen bana bakma meryem
bende iflah olmazlıklar
başımla beraber boşluklar
ittire ittire doğrulan yalanlar
sen bana bakma meryem
sen hep bana bak meryem
çarmıhım çarkıfelek
bulundu hint kumaşı
kendinde kaybolan kentli
içim içime tam oturacak
sen hep bana bak meryem
II.
istila işte, alınmıyor da önü
köz gözü görmüyor, meczuplar meçhul
tonla küfür biliyorum, hiçbiri işe yaramaz
kanla kafir biliyorum, buçağım gün sayıyor
örgündeki slogan dilimi düğümlüyor
yorgandaki solucan daimi dolanıyor
gönlündeki süvari bak atından düşüyor
arkandaki silüet sanki bana benziyor
dillerim diyecek olsa dillerin mühürlüyor
sistematik işkenceler: yeni zaman dilimi
aydınlık rüyalar çocukluğa dair
hastalık ve huşu kol kola geziyor
sen bana bakma meryem
güzel diziler izle, biraz gevşe
kıymetini bilsinler ses tellerine söyle
sesinde susacak savaşlar biliyorum.
eski gücüm yok, yorgunluğum şahit
sen bana bakma meryem
sen hep bana bak meryem
burjuva bunasın, burukluk kalsın
adamlarımı parmaklarına as
bulmacayı belinden bük
söyle aynaya unutmasın kıymetini
şaşırıp kalmasın, saçların yalayınca sırrı
sen hep bana bak meryem
III.
robottan insan
evliyada evham
sunumda aynı ritim
salonda amerikan sehpa
her mahalde mahşer
her kanalda reklam
her masada boşluk
her temelde deprem
sıra sıra saymakla sırası bitmez meryem,
toplumu burada susturup ben yine sana geçiyorum:
yollarım varacak olsa yolların kapanıyor
altyapıda usulsüz hafriyatlar var
sana gelmek kaç aktarma kestiremiyorum…
yanlış tarif olmalı, böyle kestirme mi olur?
dibimize kadar batıya batığız
hangi dua deva olur
hangi mahkeme çıkarır bizi
kolay değil de namussuz, iltihaplı batık
batının battaniyesini bütün ülke örtmüşüz
batımız ilerliyor ama buz kesmiş doğumuz
sen bana bakma meryem
bunlar hep bildik naralar
kanat da boşalsın bilmediğim yaralar
renkler hep capcanlı ve senden yanalar
şiir aşkı doğururken aşk şiiri öldürür
ve doğrular kadar asildir yanlışlar
sen bana bakma meryem
sen bana bakma meryem
bakmak anlamından olsun
güneşler doğmasın, dünyalar soğusun
bir yumaktan dağılan ip gibi aynı
adımlarını izlerken kendime dolalı
hoş laflar loş ve bunlar deli saçması
sen bana bakma meryem
sen hep bana bak meryem
diğer mucizeler bekleyebilir
her kirpiğin kırpılmaktan ayrı mestane
yanakların çok şükür ne de tatlı öyle
dudakların bayram ediyor peydâ olunca gamze
sen bakmazsan bunları neme lazım söyleyemem
sen hep bana bak meryem
sen hep bana bak meryem
este kesilsin ses, suda dursun titreşim
habil ile kabil’i sarmaş dolaş görsünler
kaburgamda ikimize yetecek kadar kovuk
seni benden isteyip, beni sana versinler
en iyisi sen bakmadan söyle, gözlerimi hazır edeyim!
orantısız güç ve eskaza bir eylem!
sen hep bana bak meryem.
