Bir gelin ağlıyordu pencerede
Üç yüz altmış beş sabahın
Bohçasını çıkarırken gece
İhbar edilmesin diye bakışları
Fer sürdü göz kapaklarına
Daha küçüktü yazgısı, küçücüktü
Hayasızca atılmışken hayata
Cehennemdi evlat edinen onu
Çıktığı merdivenin basamakları çürüktü
Ve sonra
Duvağından atladı gelin
Saç tellerinde habersiz güvercinler
Kimsenin umurunda olmayan dört yılı
Toplayıp gittiler
Related posts
SİS VE KIZIL | Oğuz Ertürk
1 dk okunma
DUVARA ASILI MAVZER | Arif Kıraç
1 dk okunma
ÇAY ÇÖPÜ, SAPLI İZMARİT | Arif Kıraç
2 dk okunma
TANRI’NIN YEDİNCİ GÜNÜ | Elif Mert
1 dk okunma
halk böyle diyor/ama | Berat Korkmaz
2 dk okunma
Son Eklenenler
KEDİLER VE SIRTLARI | Oğuz Ertürk
iç sesini keşfetmemiş henüz gösterecek bir dişi olmayan kokusuna dünya karışmamış etimoloji gözlerin bir bilmece olsa tutsaklığı yurt...