Bir gelin ağlıyordu pencerede
Üç yüz altmış beş sabahın
Bohçasını çıkarırken gece
İhbar edilmesin diye bakışları
Fer sürdü göz kapaklarına
Daha küçüktü yazgısı, küçücüktü
Hayasızca atılmışken hayata
Cehennemdi evlat edinen onu
Çıktığı merdivenin basamakları çürüktü
Ve sonra
Duvağından atladı gelin
Saç tellerinde habersiz güvercinler
Kimsenin umurunda olmayan dört yılı
Toplayıp gittiler
Related posts
TEK YOLCU | Mehmet Akif Öztürk
1 dk okunma
OL YA RABBİ RAZI | Halil İbrahim Bayram
2 dk okunma
TATSIZ DÜNYANIN TUZLAĞINDA | Birol Öztürk
2 dk okunma
YORGUN GÖZ SAHİBİNİ TADIYOR | M. Burak Çelik
2 dk okunma
ÇAY ÇÖPÜ, SAPLI İZMARİT | Arif Kıraç
2 dk okunma
FAZLA GELEN EBATA YAZIK NİYETİNE | İmran Sadai
1 dk okunma
Son Eklenenler
BEN, FAHRİYE VE TÜRKİYE: TÜRKİYE’NİN VERESİYE DEFTERİ | Fatih Kınacı
1990’lı yıllar Türkiye’sini hiç yaşamamış, o döneme dair zihinsel imgelerini büyük ölçüde Avrupa Yakası gibi popüler anlatılar üzerinden...