Kendime tütülü bir elbise sipariş versem
Belki balkon demirlerine tutunmuş
Büyümenin icat ettiği ciddiyeti üzerimden atabilir miyim?
bir limon çekirdeği olurum yeniden,
ağzımda plastik düdük sesiyle
zamansız ağlayan bebekliğimle uçururum güneşi
postacı ziline bastığında,
çantasında parmak arası terlikler ve
pofuduk saç tokalarıyla gelir belki o geçmiş
—henüz her şeyin iyileşebileceğine inandığım o yaş.
ben o tütüyü giyerim,
ve dünya bir salıncağın hızında
geri sarar kendini.
hiçbir büyü,
çocuk olmanın tesadüfi mucizesi kadar
yakışmaz üzerime
bir elbise,
bir rol değilse eğer —
neden içine girince bu kadar çok şey değişir?
Related posts
BEN DEĞİL | Vefa Lök
1 dk okunma
GÖĞÜS KAFESİNDEN UÇAMAYAN CIVILTILAR | Elif Mert
1 dk okunma
YOKMUŞ ÖTESİ | Vefa Lök
1 dk okunma
YOKUŞ YUKARI YETİŞ EROS | Yiğit Ergün
2 dk okunma
MOBİLYA MARŞI | Durmuş Ongun
1 dk okunma
Son Eklenenler
BEN, FAHRİYE VE TÜRKİYE: TÜRKİYE’NİN VERESİYE DEFTERİ | Fatih Kınacı
1990’lı yıllar Türkiye’sini hiç yaşamamış, o döneme dair zihinsel imgelerini büyük ölçüde Avrupa Yakası gibi popüler anlatılar üzerinden...