Kendime tütülü bir elbise sipariş versem
Belki balkon demirlerine tutunmuş
Büyümenin icat ettiği ciddiyeti üzerimden atabilir miyim?
bir limon çekirdeği olurum yeniden,
ağzımda plastik düdük sesiyle
zamansız ağlayan bebekliğimle uçururum güneşi
postacı ziline bastığında,
çantasında parmak arası terlikler ve
pofuduk saç tokalarıyla gelir belki o geçmiş
—henüz her şeyin iyileşebileceğine inandığım o yaş.
ben o tütüyü giyerim,
ve dünya bir salıncağın hızında
geri sarar kendini.
hiçbir büyü,
çocuk olmanın tesadüfi mucizesi kadar
yakışmaz üzerime
bir elbise,
bir rol değilse eğer —
neden içine girince bu kadar çok şey değişir?
Related posts
SİS VE KIZIL | Oğuz Ertürk
1 dk okunma
TAVUS KUŞU ASLA | Abdullah Sezer
3 dk okunma
İLKEL BİR KULLUK | Mehmet Akif Öztürk
1 dk okunma
halk böyle diyor/ama | Berat Korkmaz
2 dk okunma
DEĞİRMENİN BENDİNDE | Hüseyin Yavuz
1 dk okunma
FAZLA GELEN EBATA YAZIK NİYETİNE | İmran Sadai
1 dk okunma
Son Eklenenler
KİM BU UZAYLILAR? | Haris Şerif Bahadır
İnsanlık yıldızlara ulaştığında yepyeni bir âlemle karşı karşıya gelmişti. Daha önce sanılanın aksine kâinat sessiz ve tenha değil; kalabalık...