I.
Kimseyi eşitlemeyen ölümü ben
bir ölünün yan odasındaki
canlı bir muhabbetten öğrendim.
Ölüme karşı kazanılmış geçici bir
zaferi kutluyordu bu insanlar
borsa, arsa, bahçe muhabbetiyle
Ölüme karşı kazanılmış geçici
bir zafer demiştim, tebessümle.
(Ne de olsa ölüm: sıfır kalanlar: bir)
II.
Duvarları yosun tutmuş evlerine döndüklerinde
parmaklarının çözüleceğini sanıyor herkes.
Bilmiyor fakat sakınmadan nerede durup
neye bakabilirsen
ellerini ve ciğerlerini doldurduğun odur.
Evet,
dikey yanlışlar mekânı burası
parmaklarını çözemezsin eğilmeden.
Sonra bildik fakat
kendimizden sıyrıldık.
Silkindik tüm kullardan ve göğe yükseldik
bulutlar, düşler, teoriler arasından.
Ve ellerimizi en ilkel yerlerde bıraktık.
III.
Beynimizdeki rende biraz mola verebilir
fonda Cem Karaca çalıyor.