Ruhsatsız
Şiir

YEDİNCİ SENFONİDEN SÜZÜLEN NAAT | Fatih Çatma

 

Ağzımda çakıl taşları lâm ve ra’yı tekrar ederken…

 

Evet efendim

dansa kaldırılmayı hoşgörmedim

semizlenmiş topuklarım gres yağı kokar  

bu kumanyası bitmiş bir harbin arka perdesi

hatta olmayan cesetlerin cinayeti çözülür bu çağda

birazda caddelerde korna sesi

 

Narin şakaklarım bir cengin kahrını çekmek de

bu ne ilk olacak ne de son

zaten aynı itikadda cehennemde mevsimler

gül, nergis, fesleğen bilmem kaçıncı kapıda bunlar

 

Tetik düşüren ilhamın yol verdiği ayaklanmalar  

hoyratça savrulan üvey saçlarımı okşar

evet cânım efendim

gözlerdeki kımıltıyı dindiren humma ateşi

omuzumda tepme yapan tüfekle birlikte

çocuklarını emziren anneler korkuyor

kuyu diplerinde miğfer başlarından su içerek

hakları

haklarım

haklarımız, soğuk giyotin çeliğine sarılmış

ve hep bir ağızdan bağırıyor çocuklar

hâzâ et-tarîk âmin

 

Her ne kadar gammaz olmasam da

çıplak bir durgunlukla söylemediğim ne kaldı size

toprağın ince uğultusunu duymuyorlar bir türlü

konfederasyon trendini kaçırmak ürkütüyor onları

çok düşünceli ve endişe dolular marsa koloni kuramayınca

birde sarrafın laktozsuz mucizevi yalanını yutuyorlar

 

Sendeleyip düşmekten yorgun dizlerim

nicedir kavramaz gökyüzünde boşananı

ne zaman söylensem doğum lekesi diye adlandırıldı

evet efendim

tenimde kuruyan o ilk balçık

lisan karanlığını taşır zamana

 

iştahla yontulup içime tünemişse argolar

kurtulmuştur kekeme gölgelerin hüznünden

birde yeise düşmüş atların her biri kefaretimi ödemese

rahmin içinde rehin kalırdım belkide

artık bana bir kıvrımı nokta kıl

hallerim hallerine müntesip

 

Ey bana söyletilmeyen söz

ey kanıma zerk edilen

ey cânım efendim

medet umulan düşleri reddediyorum

reddediyorum kara davulların metanetini

reddediyorum hurma kütüğüne benzemeyen başımı  

titrek bedenim eylem talimine hazır değil

nobran bakışlarım ölürken karşında soruyorum

bir yabancı gibi bürde ile mi karşılardın beni ?

görmediğim latif suretine bakıp yeniden çapaklansın gözlerim.

 

Ve bir veliaht bekliyorum kendine düşman namluya dost

Allah, efendim ve yar

Related posts

TÜTSÜLENDİĞİM CUMA YAHUT KAVUŞMA ANINDA SÖYLEDİĞİM ŞEYLER | Hanife Sude Gökkaya

Ruhsatsız
1 yıl ago

KARŞIYA KARŞIDAN GERÇERKEN | Sami Uluğ

Ruhsatsız
2 yıl ago

YÜZÜNÜ KALITSAL OLARAK PERMATİKLE | Süleyman Emre Bayrak

Ruhsatsız
2 yıl ago
Exit mobile version