FAZLA GELEN EBATA YAZIK NİYETİNE | İmran Sadai
Ağzımı sesinin neşteriyle aralayıp akıttın Yeniden yaradılışım elinden olsa burun kıvırmayacağın ne belli Son donumu bir ağaca giydirmiş Bıyık bırakmış...
KENAN İLİ | Hüseyin Yavuz
Toscow çok tekledi günler gördüm mordu gözleri yaylatılmış ölünün kanı kadar Çünkü çalışıyordum, sigortasız eriyen tabanımı pamukla ondurmaya uğraşıyorken alttan...
SEVGİLİ ADEM | Eileen Myles | Türkçe Söyleyen: M. Burak Çelik – Abdullah Enis Savaş
kek dedim melon şapka dedim mikrofon dedim dört küçük altın bebek kafası bekle, korsan hayaleti dedim bekle bekle, gözü kapalı...
AUDİ, TOO LONG | Mustafa Yılmaz
bazı hasta bir aşk alev alır insanlar içinde insanlardan annem sineği yaşmağının ucuyla beceriksizce cama doğru kuzuları kucakta taşır küçük...
DUVARA ASILI MAVZER | Arif Kıraç
I. yavaşça girdi içeri çıkardı kara yamçısını ve bir ömrü yokladı kızarık boynunda anasını tekrar toprağa verdi tekrar avuçladı parçalanmış...
aux cerfs | Burak Akgedik
pencereden kuşlar sekiyor bak ve gör bozuluyor gitgide meclis aritmetiği, bunu da fakat dememelisin o gündüz o sıcakta o yerde...
SEBEPLER | Harkaıtz Cano | Türkçe Söyleyen: Abdullah Enis Savaş
SUSMAK İÇİN 15 SEBEP Çünkü söyleyecek bir şeyim yok. Çünkü söyleyecek çok şeyim olsa da dinlemiyorsun. Çünkü senin söyleyeceklerini dinlemeyi...
HÂL ÇARESİ | Ahmet Şen
Fi. Yarama baktım yaram yerinde duruyordu Durdum benimle birlikte durdu bir kıpırtı zorla gelip yanıma oturdu Yeter nefesimde seğirdiğin nöbet...
kısa görüş tutanağı ya da lirik şablonlar | Kürşat Küçük
yapılardan ve bitkilerden sıyırıp eteklerini temizeçekmiş kendini gök yokuş başında yokuşu aşar aşmaz kendini sundu bana heves etmedim diyemem ama...
İKİNDİ GÜNEŞİNİN ISITMADIĞINA DAİR | Muharrem Demirci
kulağımda sagopa camda manşet izleri ikindi güneşinin ısıtmadığına ve mahşerin oldukça kalabalık olacağına dair söylentiler var pencereler var kaçış rampaları...
Son Eklenenler
KİM BU UZAYLILAR? | Haris Şerif Bahadır
İnsanlık yıldızlara ulaştığında yepyeni bir âlemle karşı karşıya gelmişti. Daha önce sanılanın aksine kâinat sessiz ve tenha değil; kalabalık...