dallarımı oynatınca
duygumu kemiren kargalar kaçar
Kökümden bin parça alıp
saklar mahkeme kağıdına o kara kafes karga
Yapraktan soyulan parça
ıslatır çocukları
yorulur verilen son nefesler
koşarım onunla saklanacak yerlere
bulutların kırılganlığı söner kararla
çocuklar korkar
benim gövdemi bir tekerlemeyle avuturlar
sevgiyle acır elleri çocukların
büsbütün çıkar kuleye, devrilirim
Eğer çocuk bulunursa
bir hışımla titrer masa
Islanır kilim
gürler kalbim
olunca yarılır gibi kabuğum.
Bulunmuş artık o.
kavganın kurduğu koşusuyla
çabalar tutmaya
ezilmemek için kırar yaprağı bilirim
yıkıntımla söner alevlerin sığası
sömürgeler başlar
ahlakım yıkılır imzalara
eğer saklanmazsa çocuğun koşusu
güler bir daha yargıç
önüm arkam sobe
Related posts
YAHUDİLER BİR GÜN ÖLECEK | Eray Sarıçam
4 dk okunma
RATİOMANİA | Mahmut Hatunanaoğlu
1 dk okunma
YENİ EV: YERYÜZÜNÜN KONUKLARI | Senem Gökel
1 dk okunma
KENAN İLİ | Hüseyin Yavuz
1 dk okunma
Son Eklenenler
İBRAHİM’İN HİÇ DUYMAYACAĞI SORULAR | Nasibe Nazlı Kaya
Hızlı akan kelimeleri yavaşlatmak zor, kabul ediyorum. Şiirler itaat etmiyor artık bana, hayat yorucu. Yetişmenin ön koşulu değil koşmak...