BİRİNCİ SORGU
Esen ilk rüzgar dağlara yaraşır
Saksısı kesik çiçek bir öksüzlüğe
İlkin kurak sonra sulak bir toprak çağırır
Ama yine bağrında kuzgun sızıdır yakarır
Sonra yağmuru sonradan güzleri alır
Esenlikse uzanır
İlanın malumudur
Çünkü güz sonrası kış
Kardan açılmış ilk bakış
Bunlar ki yazılacak kadar güzel değildi
Kar beyaz bir küçük yol örtüsü bunun içinde
Bildirilen bilinendi bugünlerin ilk saatinde
Son saat hatıra alınacak olursa bilsinler ki öldüler
Veya ölecekler
Dikkate alınmadan yaşanılandır ve ölümlü
Bunu da yazsınlar kara beyaz tahtaya yeşil örtülü
Güzel yaralar sarılır
Güzel anılır sonuçta yaşandı yaşanması gereken
Günlere bir adım güzel de sayılan
Kaçın bir adım
Adımlarca dünyaya saçılan
Bir körlük güneşten de yayılan
İKİNCİ SORGU
Künye bir adıyla kör
İkinci adıyla kök salmış
Üçüncü adı silik ondandır herhal okuyamadık
Köklerden türbeler sarmış bir kadın gibi
ilk tülbenti beyaz
Gülüşü kara
Gözleri kahraman
Karadan denize bataklık gibi ilk batışı körlüğe
Son batışı toprağa çırılçıplak ve çırpıcı
Ey nidasıyla okunan şiir gibi
Vakit gün ortası
– öğle –
ilk keskin gök teranesi
Güneşin yakıcı kılıcı
Ve yeredir nazı
Günlerce evlenen aşık edası
Kim kimlerdendir?
Hizipler çok künyeler isimsiz
ÜÇÜNCÜ SORGU
Şimdilerde isimler bile kör künyeler okunmaz
En belirgini dünün görülmez olmuş
Derler bugün ellerimizle kılınmaz
İrade tarihe zor bilkuvve değişim tümden
bunlar hayırla da hayırsız da anılmaz
Günler günlerden okunmaz gözler görmez olmuş
-en keskin gözler hariçtir bundan-
Şimdi ne desek ne söylesek kaba
Çünkü kırılgan dört tarafından cam
Ve pembe gömlekli güler yüzlü cellat
O zaman yapılması gereken kırmak camdan fanusları künyesizlerle
Metropol içinde kuleler saraylar yol üstünde yollar
Köprü başında kördüğüm keskinden bir ince köprüler
Tüm yol tüm şeritler yılanın tıslayan nefesinde gibi korku
Belinde tüm nazıyla güzeller çirkini şehrin yolu
Yolları sırtındadır ve geçilir kamburu
Yoluyla övünür yoluyla kesilir yoluyla katılır yolsuza
Köprü altı ilk basamak ilk gelgit bir fıçı içinden
Gün parlağını bile yar etmeyen
imparatora devrilmiş kara gölge ettirmeyen
Bir bakıştı şimdiden
Bir akış içinden
Bakılır metropolden
Şehrin telaşı en uğrak caddelerde durup durgun sorgusu
Binlerce yüz
binlerce sorgu
binlerce korkak
bir bilse
bir olsa
binlerce yumruk
Elden gideni kurtarmak
Elden gelir
Bir hafıza
bir düşünüş
bir hatıra
her şeyi hazıra koysa