Subscribe Now

* You will receive the latest news and updates on your favorite celebrities!

Trending News

Ruhsatsız

PASLI BEYİNLERİN ÜRKÜNÇ KAHKAHALARI | Hatice Yıldırımtepe
Şiir

PASLI BEYİNLERİN ÜRKÜNÇ KAHKAHALARI | Hatice Yıldırımtepe 

 

paslı beyinler; içi boş et parçaları

dayanamayıp koyun feryatlarına daldırıyorum başımı

böylece sanayi devrimine ettikleri laneti üzerime almış oluyorum

egzoz kokulu saçlarımı nemli toprağa yatırıyorum

 

üzerime geliyor arka sokağın küf kokulu kilisesindeki haç

komşumun camındaki altın sarısı menora

günbatımıyla dini unutturan altın sarısı

ve her doğan bebeğin kâbusu olan

kâbe’deki putları unutturup salyalı arap’a çıplak elle put yaptıran menora

 

şu bayırda son bir çınar kalmış hilal misali indirilmek istenen

yerine yapılan banka binasındaki yırtık bayrak gırtlağımıza takılıyor

takılıyor ve harflerimiz elimizden alınıyor

birikiyor orada baktığını göremeyenler

bir sayı olarak var oluyoruz şu küflenmiş romanda

gümüşçünlerin sırnaştığı, parmaklarımızın okşayıp geçtiği romanlarda

 

tırnaklarını teninde gezdir ve en uç noktada taş kesil

yutkunulur iniltiler

egzoz kokulu saçlarını ithal bez ile ört

yuvarla gözlerini, pestisitli dolmayı indir mideye

naylon boruların kustuğu kireçli sıvıyı yüzüne çarp

aynaya bakıp iskeletini göreme

banknotları takıştır üzerine, kendini ada ve acziyetini oyala

her namazdan sonra petrolüne tap

sarığını dola, sakalını uzat; paslı beynini oyala

ve sen, düşlere dalarken saçlarımla oyna

 

unutma ki sefere talip çarıklarımız sağlam

kanatlılar yurdunu işgal eden emperyal borulardan gelme değil bunlar

o boru ki kırık ve filizlenmiş

kırık ve filizlenmiş?

kırık

ve filizlenmiş

Previous

PASLI BEYİNLERİN ÜRKÜNÇ KAHKAHALARI | Hatice Yıldırımtepe

Related posts

Bir yanıt yazın

Required fields are marked *