Subscribe Now

* You will receive the latest news and updates on your favorite celebrities!

Trending News

Ruhsatsız

ZAR AĞLAMAK | Salim Nacar
Şiir

ZAR AĞLAMAK | Salim Nacar 

 

Rütbe kadar hakiydi bu tona

Keten kumaşların dikine gerildiği

İt dalaşı kadar sırnaşık

Bir yanı samut

Çengi tutmaz soyunun semerinde

Oynak parmaklarında dönen bir dili kilit

Orda on dokuzunun en diri dikişinde

İlmeklere doğru bir kahramandı

Alınterinin tadı vardı bir de

Bir de şakağın adı

Hiç batmayan güneşlerden indiğinde

Yirmisinde yıldızlarla güreşteydi

Taşarım diyordu otuzuna varmadan

Kadınlarla geçilen o berrak sulardan

Otuz üçünde aldılar ondan

Çentik atmasını

Tanrının günlerine

 

Göğü salkım bulutlarla anlar

Düşerdi akranı ayazların diline

Tavsardı yazları, kışları köpürürdü

Kışkıran elmaların tadını bilmezdi

Toprağı sürmeyi bildiği kadar

İnadı kibrinden geçiren elekler

Asılıydı odasındaki hevenge

 

Otuz beşinde baktılar ondan

Bir dağ sırnaşığı yükseliyor

Buğday yerine mektuplar

Taşıyor tarlasından

Otuz beşin güzelliği haktır

Otuz beşin beşi bir ses

Tıknaz ve uyanık

Güllerin işçiliği

Mundar kiri simsiyah açardı

Dünyayı kapattığında

Uykuların üstüne

 

Unutmuyor kumrular

Evlere çekilen nal seslerini

Servislere bölündü kırkında

Şiirlere bölündü ve kitaplara

-meydanların yazgısı bundan iridir-

Haklı yumrukları saydırıp rüyalara

Kırk üçünde indi tahtından

Şehre uzattığı vaazların

İnini sokağın pazısına kurmuş hayatların

Ve ağızlarıyla çoban öldüren şarkıların

Ortasından

Yamalı bir cep çıkardı

İçi bayraklarla dolu

Kırk beşine varmadan

 

Hayat işledi armaların tapusunu

Günler geçildi bir ihtilal hızıyla

Bir öfkeyle unutulan eski adresler gibi

Şamarı punduna alıp fikri zorlamak gibi

Dişini kırdı ve kurdu sabahı

Taksilerin ve çiçeklerin gürültüsü

Ve halktan düşüp evlere çekilmenin

Tarifsiz üzüntüsü

Kaldı içinde rehin

 

Saçlarını ortadan ikiye ayırmanın

Hatırası diridir, diridir odaların

Din dindiren soğuğu

Cep aynası ve buğulu cam

Bütün fotoğraflara kederle yaklaşan

Eli öpülmez bir günün devrilişi

Ve bundandır diriliği

Baş harflere ok saplamanın

O hınçla ağaçlara sarılmanın

Geçerken ağrısından

 

Elindeki elmasları aldılar ondan

Başka bir elmasla ancak çizilecek

Ellisinde oldu bu

Çeri yüzlü bir vakarla

Soyarken aynaları

Yerine bir tan koydular

Her sabah ağaracak

Yatağındaki boşluğu

Şiirle sıvadılar

O haklı göğsünü de

Dağladılar böylece

Herkeslerin güldüğü

Bir günün gecesinde

 

Daha belki bir kış dayanır

Hataları affetmeyen

Bir şiiri hırsla tutup

Raflara kaldırırken.

Related posts

Bir yanıt yazın

Required fields are marked *